Ükroni

Jacques Baudou’nun Bilim-Kurgu* adlı kitabında aktardığı üzere; 1876’da Charles Renouvier’nin ortaya atmış olduğu Ükroni terimi, tarihi bizim bildiğimizin dışında bir yöne saptıran ve yeni sonuçlar yaratan eserleri anlatır.

Yukarıda bahsi geçen kitabında Jacques Baudou, çeşitli Ükroni örnekleri verir;

 

– Louis Geoffroy, altbaşlığı Dünyanın Fethininin ve Evrensel Monarşinin Öyküsü olan Sahte Napolyon (1841) adlı romanında, Napoleon’un Berezina bozgununu öngördüğünü ve tüm Avrupa’yı fethettiğini hayal etmiştir.

-Ward Moore Rüzgar Gibi Geçti’de Amerikan İç Savaşı’nı Güney’e kazandırtmıştır.

-Paul McAuley, Floransa Suikastçileri’nde Rönesans’ı tekrar şekillendirmiştir.

-Philip K.Dick, Yüksek Şato’nun Efendisi’nde, 2. Dünya Savaşı esnasında Japonya’nın işgal ettiği ABD’nin akıbetini düşlemiştir.

-Sarban, Boru Sesi’nde, Almanlar’ın zaferinin ardından Nazi boyunduruğu altında yaşayan Büyük Britanya’yı anlatmıştır.

 

Bu örneklere Mark Bould ve China Mieville’nin editörlüğünü yaptığı ( bilimkurgu sevenlere ve üzerine düşünmek isteyenlere hararetle tavsiye ettiğim ) Kızıl Dünyalar adlı kitapta bahsi geçen şu örnekleri de eklemek isterim;

 

-Norman Spindrad, The Iron Dream (1972): 1919’da Adolf Hitler bir pulp BK yazarı olmak üzere ABD’ye göç eder; bu onun frengiden ölmeden haftalar önce yazdığı romanıdır.

-Roy Lewis, The Extraordinary Reign of King Ludd: A Historical Tease (1990): Zafere ulaşan 1848 Devrimi’nden bir asır sonra, küresel Darwinci-Malthusçu endişeler sosyalizme tehdit oluşturmaya başlar.

-Simon Louvish, Resurrections From the Dustbin of History: A Political Fantasy (1992): Luxemburg ve Liebknecht’in Sosyalist Alman Devleti’ni kurmalarından elli yıl sonra, Hitler’in torunu ABD başkanlığına bir nefes uzaklıktadır.

 

Yönetmenliğini Gani Müjde’nin yaptığı 2008 yapımı Osmanlı Cumhuriyeti filmini, bizden bir ükroni  örneği olarak verebiliriz. Tüm eksiklik ve aksaklıklarına rağmen fikir ilginçtir; Osmanlı İmparatorluğu devam etseydi…

Muhtemel bir tarih kesiti olarak da adlandırılan ükroni, bilimkurgunun sorgulatan, düşündüren, yamuk baktıran ve perspektifi bozan temalarından ve/ya tekniklerinden bir tanesidir. Şöyle bir hayal edelim;

 

-Latin alfabesine geçmeseydik…

-Başkent İstanbul olarak kalsaydı…

-Viyana’yı fethetseydik…

-Fatih Otranto seferinde ölmeyip, İtalya’yı fethetseydi…

 

Bu ve benzeri ükroni örnekleri çoğaltılabilir. Türkçe BK’da bizi heyecanlandıracak ve sorgulatacak ükroni örneklerinin artması temennisiyle…

 

*Bilim-Kurgu, Jacques Baudou, Dost Kitabevi, 2005

Barbaros Özgün

1977 İstanbul doğumluyum. 2001'de Marmara Ünv. Hukuk Fak.'den mezun oldum. 2003'ten itibaren İstanbul Barosu'na kayıtlı olarak serbest avukatlık yapmaktayım. Polisiye ve bilimkurgu okumayı severim.

Diğer Yazıları

Bir Cevap Yazın